AVANGARD’IN KISA TARİHİ

Avangard ‘ın kelime anlamı ‘öncü’ dür. 1830larda Saint Simon tarafından ‘köklü değişimlerin bayraktarları’ olarak revize edilerek siyaset diline girmiştir. Öyle ki, sanatı bir din olarak gören Saint Simon bu dönemde bilim insanlarına ve diğer aydınlara  sanatçı misyonunu üstlenerek şöyle hitap etmektedir: ‘Sizlerin avangardı biz sanatçılarız…en etkilisi ve hızlısı sanatın gücüdür. Toplum üzerinde bir iktidara sahip olmak, gerçek bir rahiplik görevi yürütmek ve sağlam adımlarla zihnin bütün melekelerinin önüne düşmek: İşte sanatın muhteşem kaderi.’(1) Aynı şekilde sanat teorisyeni Laverdant da ‘Sanatın misyonu sanatçıların rolü’ başlıklı yazısında ‘ Toplumun ifadesi olan sanat, bize en ileri toplumsal eğilimleri bildirir, yol gösterir, bilinmeyeni ifşa eder.’(2) diyerek Saint Simon’un sözlerini destekler niteliktedir. Modernizmin buluşlarla dolu çağında sanat artık bir din kadar kutsaldır ve seküler bir kült havasına bürünür.
Fransız Devrimi ardından kolektif yapılanma son bulup1848’de burjuvazi ve aristokrasinin savaşları evrilince, daha önceden sanatın ahlaktan ve faydadan arınamayacağını söyleyen Baudlaire kendi deyimiyle depolitize olur ve ‘sanatın amacı ahlaktan bağımsızdır’ der. Çağdaşı Victor Hugo’da Baudlaire’i destekler niteliktedir. 1869 tarihli Gülen Adam’da ‘Rezil biri olmak ne kadar rahat. Canavarları severim. Şarlatanları da. Küçümsenen, dalga geçilen, grotesk, korkunç, tiyatro denen o boyunduruktaki kahkahalarla gülünen sevgili benim için fevkalade çekici’ der.(3) Sanat, Baudlaire ile birlikte özerkleşme tutkusuna kapılır. Çağdaş ahlak, bilim ve siyaset söylemlerinden de arınır. ‘İyi’, ‘doğru’, ‘güzel’ yerine bir karşı-estetik oluşturulur. Sanat artık herhangi bir doğayı, hakikati taklit etmez. İçeriği biçimine dönüşür. Böylece avangard, romantizme karşı bir hareket olarak yükselen sanatın özerkleşmesiyle birlikte modernizmle ortak bir evrime girer. Dolayısıyla, her ikisi de sanatçının topluma ve kendine yabancılaşmasıyla burjuva zihniyeti karşısında aldığı tavırları ifade eder. Linda Nochlin Avangardın İcadı makalesinde Manet’i ilk avangard olarak nitelendirir, çünkü avangard yabancılaşma demektir. Poggioli’nin Avangard Kuramı da Nochlin’i destekler. Poggioli, Sartre’den örnekler vererek, ‘burjuva sanatı anti-burjuvadır, bu onun ilkesi ya da normudur.’ der.(4)
Modern Sanat Tarihi, avangard ve modernizmi sosyal ve siyasal formasyonlardan arındırır. Bu dönemden başlayarak da tarihçiler, sanatı temsillerden ve retorikten ayırır. 1930larda sanatçılar örgütlüdür. Daha sonra bu ‘halk cephesi’ politikalarından soğurlar. Greenberg de Amerikan sanatındaki bu burjuva vasatlığını yerer. Ona göre bu vasatlığın temeli kitsch’tir. Öyle ki, Avangard and Kitsch makalesinde ‘ Şehirlere proletarya ve küçük burjuva olarak yerleşen köylüler etkin olabilmek için okuyup yazmayı öğrendiler, ama şehrin geleneksel kültüründen haz almak için gerekli boş vakit ve rahatlığa sahip olamadılar. Yine de, arkaplanı taşra olan halk kültürüne yönelik zevkleri kaybedip aynı zamanda yeni bir sıkıntı olanağı bulan yeni kentli kitleler, toplumun kendi tüketimlerine uygun yeni türden bir kültür sunmak üzere baskılamaya koyuldular. Yeni piyasa talebini karşılamak üzere, yeni bir mal uyduruldu: gerçek kültürün değerlerine karşı duyarsız olup, ancak belli bir kültürün sağlayabileceği farklılığa aç olanlar için düşünülmüş olan ikame kültür, kitsch.’ der ve avangardın bu duruma karşılık eleştirel yönünden umudunu belirtir. (5)Soyut ekspresyonizm de bu eleştirelliği bütünüyle taşımaktadır. Böylece Greenberg Newyork’u dünya kültürünün merkezine yerleştirir. Amerikan sanatı nihayet ‘dünya sanatı’na evrilmiştir. Unutulmamalıdır ki, bu zafer öyküsü,sanatın önce Marksizm’den, sonra da tamamıyla siyasetten arındırılmasıyla başlar.
Avangardın içerdiği, sanatın tözünü, nedenini, gereğini sorgulama yolundaki süreçler, iki dünya savaşının vahşetinin ardından, sanatı ‘inkar etmeye’(Poggioli), ‘yok etmeye’(Lukacs), sanatın ‘altını oymaya’, sanata karşı bir ‘saldırı’ya (Hauser) dönüşür. Gerek dada ve sürrealizm gibi ‘tarihsel avangard’lar, gerekse sitüasyonizm, fluxus gibi ikinci savaş sonrası avangardlar, sanata karşı sanatsallaşırlar. Bürger, avangardı, anti-art kışkırtmaların tanımladığı bu bağlamda kuramlaştırır. Bürger’e göre avangard, kurumlaşmaya karşı bir saldırıdır. Ütopyaların öngördüğü, toplumsal ilerlemenin öncülüğü gibi bir rolü üstlenmez. Sorun, sanatın toplumsal faydası(realizm) veya bunun reddedilmesi(estetizm), sanatın angaje veya özerk olmsı değil, sanatın ta kendisidir. Onun toplumsal işleyişi, kavrayışıdır. Kurumudur. Avangardın hedefi bizzat içinde var olduğu sanat kurumunu yok etmektir. Çünkü sanatı hayata yasaklayan bu kurumdur.(6)
Tüm bu kuramlar dahilinde modernik dönemin avangardı ile bir nevi ‘Duchamp sonrası’ avangardı arasında ayrılıklar mevcuttur. Avangard’ın anti-art söylemleri fluxusu, sürrealistleri, Dadaistleri kurumsallaştırdığı, müzelerin en korunaklı bölgelerine sokup, Baudrillard’ın dediği gibi bir ‘değer metasazı’ yaratmıştır. Sonuç olarak, Robert Williams avangard  hakkında haklı çıkmış, sanatla hayatı buluşturan kapitalizm olmuştur.
Bugünün avangardının ise anti-art olmadığı, sanat ile hayatı yeniden buluşturmanın yararsız bir çaba olacağı tüm bu avangard kuramları sayesinde tarihsel olarak ispatlanmıştır. Anti-art’ın vandalitesi sistem tarafından bertaraf edilmiş, ‘art’ kategorisi altında toplanmıştır. Kurum eleştirileri, politik imge üretimleri salt propaganda araçlarına dönüşerek sanatın kendi tözüne aykırı hale gelmiş, arada kalan nesnelere dönüşmüştür.
(1)B. Peter, Avangard Kuramı, İstanbul:İletişim Yayınları, syf. 13.
(2)a.g.s. syf.13.
(3)E. Umberto, Çirkinliğin Kısa Tarihi, İstanbul: Dogan Egmont Yayıncılık, syf. 286.
(4) B. Peter, Avangard Kuramı, İstanbul:İletişim Yayınları, syf. 15.
(5) G. Clement, Avangarde and Kitsch, Aktaran: Charles Harrison, Paul Wood, Sanat ve Kuram, İstanbul: Küre Yayınları, syf. 581.
(6) B. Peter, Avangard Kuramı, İstanbul:İletişim Yayınları, syf. 20.
*Bu metin Ali Artun’un  Kuramda Avangardlar ve Bürger’in Avangard Kuramı kitabından ve diğer kaynaklardan derlenmiştir.
Etiketler , , , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: